23 Eylül 2011 Cuma

Mavi Yolculuğa Çıkmaya Nasıl Karar Verdik

Arkadaşlarımızdan mavi yolculuğun olağanüstü güzel bir tatil olduğu konusunda bilgiler alsamda bir tekne içinde bir hafta geçirme düşüncesi bana fazla cazip gelmiyordu . Daha önce tekneyle günlük turlara çıkmıştım ve sanki bu kadarı yeterliydi .

Yakın bir arkadaş grubumuz böyle bir tatile karar verince bize onlara katılıp mavi yolculuğa çıkmaktan başka bir alternatif kalmamıştı .

İyi ki çıkmışız , böylece hayatımızın en güzel tatillerinden birini yaptık .

22 Eylül 2011 Perşembe

Marmarise Ulaşıp Teknemizle Hareket Ediyoruz

Çıktığımız 1 haftalık tatilde Cennet Adası , Kadırga , Bozburun , Datça , Çiftlik , Dişlice Adası , Orhaniye ve çevre koylarında molalar verdik .


Seyahate çıkacağımız günün öğle üzeri Marmariste buluştuk ve sahilde kendimize verdiğimiz güzel bir balık ziyafeti sonrası eşyalarımızı teknemize taşıdık .

Daha sonra bir markete gittik ve herkes bireysel olarak istediği bazı şeyleri aldı .
Yemek menümüzü daha önceden belirlemiş ve siparişlerimizi teknemize bildrdiğimiz için yiyeceklerimiz teknemize yüklenmişti . Teknemizden neyin kaç paraya alındığı konusunda detaylı bir hesap dökümüde aldığımızdan alışverişi kendimiz yapmayı düşünmedik ve kendimiz yapmamıza göre önemli bir maddi kaybımızın olmadığını ve süre kazancımız olduğunu gördük .

Mavi Yolculuğun Güzel Yanları

İlk gün akşamı yakındaki Kadırga koyunda konaklıyoruz . Bu arada mavi yolculuğa çıkıldığında grubun uyumunun öneminin farkına varıyoruz . 8 kamaralı teknemiz dolu ve her kamara aynı büyüklükte değil , bazısı önde bazısı arka bölümde . Kamara seçimi konusunda çıkan anlaşmazlık kısa sürede çözülüyor ve herkes yerleşiyor . Bu arada ilk gün dahil 2 - 3 kişi hariç insanlar odada değil güneşlenme bölümünde uyuyor . Bu bölümün üstüne gece tente çekildiğinden kırağı yağması engellenirken sabah güneşininde erken uyandırması önleniyor . Açık alanda uyumak çok zevkli olduğundan kalan 2- 3 kişide bir kaç gün içinde kamarada uyumaktan vazgeçiyor .

Bizim teknemiz klimasızdı . Teknede klimanın ne işe yaradığını ise pek anlayabilmiş olmasam da tekne güvertesinde uyuyamayacağınızı düşünüyorsanız yaz aylarında kamara sıcak olabileceğinden dolayı bir yararı olabilir .

Güvertede uyumazsanız ne kaybedersiniz ?

Güvertede minderler üzerine serilen çarşaf ve üzerinize alacağınız battaniyeler ile uyunuyor . Bunun bir anlamı gece serin olduğundan açıkhavada terlemiyorsunuz .

Diğer insanlarla birarada olduğunuzdan sohbet edip eğleniyorsunuz . Ertesi gün ise kim horluyorsa onunla dalga geçebiliyorsunuz .

Açıkhavada denizin sesi ve etrafın sessizliği doğayı daha iyi anlamanıza katkı yapıyor . Sabah güneşin doğuşu veya yamaçlardaki keçilerin sesleri ile uyanabilir , isterseniz teknenin önünde balık tutan arkadaşınıza eşlik edebilirsiniz . Teknede grup içi uyum kadar tekne ekibiyle uyumda önemli . 8 kamaralı bir teknede genelde 1 miço ,1 ahçı ve kaptan bulunuyor . Güzel yemekler yapan ahçımız , Uyumlu bir kaptan , sempatik ve saygılı miçomuzla bizler bu konuda şanslıydık .

Teknede Bir Gün Nasıl Geçiyor

Sabah 6 gibi uyandıysanız insanları uyandırmamak için olabildiğince sessiz olmanız gerekir . Yine de teknede çok sessiz olabilmek pek mümkün değildir . Bu saatte isterseniz balık tutabilirsiniz . Balık tutmayı bilmiyorsanız hiç dert etmeyin , bir arkadaşınız , kaptanınız veya ahçınız size bu konuda yardımcı olabilir . İsterseniz manzara seyredebilirsiniz . Bu bölgede en çok melanur adı verilen balık tutuluyor ve lezzetli .

Saat 8'e dogru güneş etkisini hissettirmeye başlayınca uyanan sayısı artar , bu arada tekne ekibide uyanıp kahvaltı hazırlıklarına başlar . İsterseniz yüzünüzü tertemiz denize atlayarak yıkayabilirsiniz ve genelde böyle olur .

Açıkhavada yapılan kahvaltı sonrası tekne başka bir koya gitmek için demir alınca güneşlenebilir , etrafı seyredebilir , kitabınızı okuyabilir , arkadaşlarınızla sohbet edebilirsiniz . Uykunuzu alamadıysanız gidip biraz uyuyadabilirsiniz . Yeni koya yaklaşırken tekneniz yavaşlamaya başlar ve siz nasıl bir yere geldiğinizi anlamaya çalışır , berrak deniz ve manzaradan etkilenirsiniz . Biraz yüzer , acıktığınız için öğle yemeğinin sabırsızca hazırlanmasını beklersiniz . Bozburunlu kaptanımız bir öğle yemeğinde eşine yaptırdığı mükemmel lezzetteki kabak çiçeği dolmalarını bize ikram etmişti .

O sırada bir tekne yanınıza yaklaşır ve içindeki amca yerel el işi ürünler alıp almayacağınızı sorarken diğer bir tekne ise dondurma isteyip istemediğinizi , başka bir tekne ise muz turu yapmak isteyenler için hazır bekliyor .

Yemek sonrası bir ağırlık çöker ve gölge bir köşe bulup biraz kestirmek yapacak en güzel şey olabilir . Tekneniz bu arada konaklayacağınız koya yaklaşmaya başlamıştır . Uyku mahmurluğunuzu atıp bir an önce orayı keşfetmek istersiniz . Biraz yüzdükten sonra çalan zil 5 çayı ve taze yapılmış kekin hazır olduğunu size bildirir .

5 çayı sonrası ister biraz daha yüzer , isterseniz bir kenarda oturup etrafı izlersiniz . Bütün gün Güneş ve deniz sizi biraz yormuştur . Akşam için giyindikten sonra biraz dinlenmek , dinlenirken o gün teknede olan şeyler konusunda arkadaşlarınızla sohbet etmek , sonrasında güneşin batışını izlemek size çok iyi gelir .

Karnınız zil çalarken akşam yemeği vaktide gelmiştir . Ahçınızın hazırladığı enfes yemeklerden oluşan bir ziyafet sonrası akşam ne aktivite yapılacağını konuşmaya başlarsınız . Bir oyun , dans veya aklınıza gelebilecek başka bir aktivite . Sonrasında mehtabı seyrederek güzel bir uykuya dalabilirsiniz .