22 Eylül 2011 Perşembe

Mavi Yolculuğun Güzel Yanları

İlk gün akşamı yakındaki Kadırga koyunda konaklıyoruz . Bu arada mavi yolculuğa çıkıldığında grubun uyumunun öneminin farkına varıyoruz . 8 kamaralı teknemiz dolu ve her kamara aynı büyüklükte değil , bazısı önde bazısı arka bölümde . Kamara seçimi konusunda çıkan anlaşmazlık kısa sürede çözülüyor ve herkes yerleşiyor . Bu arada ilk gün dahil 2 - 3 kişi hariç insanlar odada değil güneşlenme bölümünde uyuyor . Bu bölümün üstüne gece tente çekildiğinden kırağı yağması engellenirken sabah güneşininde erken uyandırması önleniyor . Açık alanda uyumak çok zevkli olduğundan kalan 2- 3 kişide bir kaç gün içinde kamarada uyumaktan vazgeçiyor .

Bizim teknemiz klimasızdı . Teknede klimanın ne işe yaradığını ise pek anlayabilmiş olmasam da tekne güvertesinde uyuyamayacağınızı düşünüyorsanız yaz aylarında kamara sıcak olabileceğinden dolayı bir yararı olabilir .

Güvertede uyumazsanız ne kaybedersiniz ?

Güvertede minderler üzerine serilen çarşaf ve üzerinize alacağınız battaniyeler ile uyunuyor . Bunun bir anlamı gece serin olduğundan açıkhavada terlemiyorsunuz .

Diğer insanlarla birarada olduğunuzdan sohbet edip eğleniyorsunuz . Ertesi gün ise kim horluyorsa onunla dalga geçebiliyorsunuz .

Açıkhavada denizin sesi ve etrafın sessizliği doğayı daha iyi anlamanıza katkı yapıyor . Sabah güneşin doğuşu veya yamaçlardaki keçilerin sesleri ile uyanabilir , isterseniz teknenin önünde balık tutan arkadaşınıza eşlik edebilirsiniz . Teknede grup içi uyum kadar tekne ekibiyle uyumda önemli . 8 kamaralı bir teknede genelde 1 miço ,1 ahçı ve kaptan bulunuyor . Güzel yemekler yapan ahçımız , Uyumlu bir kaptan , sempatik ve saygılı miçomuzla bizler bu konuda şanslıydık .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder